Doğum

              Bildirim süresi:  Sağ olarak dünyaya gelen her çocuğun, doğumdan itibaren Türkiye'de otuz gün içinde olayın olduğu yer veya herhangi bir nüfus müdürlüğüne, yurt dışında ise altmış gün içinde dış temsilciliğe bildirilmesi zorunludur.

              Bildirim yükümlülüğü

             (1) Bildirim; ana, baba, vasi veya kayyım, bunların bulunmaması halinde, çocuğun büyük ana, büyük baba veya ergin kardeşleri ya da çocuğu yanında bulunduranlar tarafından, doğumu gösteren resmî belgeye veya sözlü beyana dayalı olarak da yapılabilir. Evlilik dışında dünyaya gelen çocukların bildirimi ise ana, ananın küçük, kısıtlı veya ölmüş olması ya da velayetin kendisinden alınmış olması durumunda çocuk için atanacak vasi veya kayyımları tarafından veya velayetin babaya verilmesi durumunda baba tarafından yapılır.

             (2) Resmî vekiller, çocuğun adının da belirtildiği özel vekillik belgesi ibraz etmek suretiyle, müvekkilleri adına bildirimde bulunabilirler.       

             (3) 2828 sayılı Kanunun yetkili kıldığı kuruluş yetkilileri, yetiştirme yurtları, bakım evleri ve benzeri yerlerin sorumluları ile kişiler; yanlarında çalıştırdıkları veya barındırdıkları çocuk veya erginlerin nüfus cüzdanlarını kontrol etmek, aile kütüklerine kayıtlı olmayanların tescillerini sağlamak için nüfus müdürlüklerine beyanda bulunmak ve gerekli işlemleri yaptırmakla görevlidirler.

             (4) Kolluk görevlileri; kimlik kontrolleri veya herhangi bir işlem nedeniyle kimliğini ispat edemeyenlerle, nüfusta kayıtlı olmadığını tespit ettikleri kişileri, haklarında gerekli işlemleri yaptıktan sonra düzenleyecekleri evrakı o yerdeki nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.

             (5) Okul müdürleri; okula kayıt için başvuran çocuklardan nüfusa kayıtlı olmayanların beyana dayalı kimlikleri ile baba, ana, vasi veya kayyımlarının kimliklerini ve adreslerini o yerin nüfus müdürlüğüne bildirmekle görevlidir.

             (6) Kamu veya özel kurumlar iş verecekleri kişilerden nüfus cüzdanı istemekle, nüfusta kayıtlı olmadıklarını anladıkları kişilerin beyana dayalı kimlik ve adreslerini nüfus müdürlüklerine bildirmekle yükümlüdür.

             (7) Nüfus müdürlükleri, süresi içerisinde bildirilmemiş çocukların veya nüfusa tescil edilmemiş erginlerin varlığını haber aldıkları takdirde; erginlerin kendilerini, çocukların veli, vasi veya kayyımlarını, bunların bulunmaması halinde büyük ana, büyük baba veya kardeşlerini, çocukları yanlarında bulunduranları ya da muhtarları doğum bildiriminde bulunmak üzere beyana davet etmeye yetkilidirler. Bu şekilde yapılan bildirimlerde; gerektiğinde kolluk görevlilerine soruşturma ve incelemeler yaptırılmak suretiyle çocuğun soybağı ile tescil edileceği ana veya baba hanesi tespit edilir. Yapılan beyana göre düzenlenen doğum tutanağına dayanılarak çocuk ana veya baba hanesine tescil edilir.

             (8) Ana ve babanın adresinin bilinmesi ya da tespit edilmesi halinde durum ana veya babaya bildirilir. Bildirim yazısının bir örneği doğum tutanağına eklenir. Babanın soybağını reddetme hakkı saklıdır. Ana veya babanın yapılan gerekli soruşturma ve incelemeye rağmen nüfusta kayıtlı olduğu yerin belirlenememesi ya da nerede olduğunun tespit edilememesi; ana veya babayı tanıyanların bulunamaması hallerinde çocuk yerleşim yeri veya bulunduğu yerin idarî  biriminin aile kütüğünün son aile kütük sıra numarasından sonra gelmek üzere yeni bir aile kütük sıra numarası altında tescil edilir. Ana veya babanın daha sonra ortaya çıkarak, çocukla aralarında soybağı bulunduğuna dair resmî bir bilgi ve belge elde edilmesi halinde çocuk ana veya baba kütüğüne nakledilir.

             Bildirim şekli

             (1) Doğumla ilgili yapılan bildirimler nüfus müdürlüklerince doğum tutanağına geçirilir. Herhangi bir belge ibraz edilememesi halinde ilgilinin sözlü beyanı esas alınır.

             (2) Yurt dışındaki doğum bildirimleri, yabancı makamlardan alınmış resmî belge veya raporun dış temsilciliğe verilmesi ile yapılır. Bildirim, çocuğa konulan adın belirtildiği dilekçe, ana ile babanın tam kimlik bilgileri ve nüfusta kayıtlı oldukları yeri gösteren belgelerle birlikte dış temsilciliğe gönderilmesi suretiyle de yapılabilir. Dış temsilcilik, bildirim tarihi olarak evrakın postaya verildiği tarihi esas alarak düzenlenecek doğum tutanağını nüfus müdürlüğüne göndermekle yükümlüdür.

             Doğum tutanaklarının düzenlenmesi

             (1) Nüfus müdürlüklerine doğum olaylarına ait bildirim yapıldığında, memur tarafından üç örnek doğum tutanağı düzenlenir. Bildirimde bulunanın adı, soyadı, doğum tarihi ve adresi ilgili alanlara yazıldıktan sonra, doğum tutanağı bildirimde bulunana okutulur. Bir yanlışlık olmadığı takdirde bildirimde bulunan ve tutanağı düzenleyen memur ile onaylayan nüfus şefi veya nüfus müdürü tarafından doğum tutanakları imzalanır. Bildirimde bulunanın okuma yazma bilmemesi durumunda, sözlü beyanı üzerine düzenlenen doğum tutanakları kendisine okunur ve imza yerine parmağının izi ile varsa imza kaşesi alınır.

             (2) Doğum olayının hastane, doğum evi gibi sağlık kurumlarında, ceza ve tutukevi veya meskenlerde resmî doktor ya da ebe nezaretinde meydana gelmesi ve olayın resmî bir rapor veya yazı ile belgelendirilmesi halinde, tutanağın "Açıklamalar" alanına ".... verilen .... tarihli ve .... sayılı rapora/belgeye dayanılarak düzenlenmiştir." ibaresi yazılır.

             (3) Doğum tutanakları üzerinde silinti ve kazıntı yapılmaz, yanlışlık halinde yeniden düzenlenir.      

              Doğum yeri: Doğum bildirimi için müracaat edenlerin köyde ve ilçede doğan çocuklarının doğum yeri olarak doğum tutanağına sadece ilçe adı yazılır. İlin merkez ilçesine bağlı köy ve mahallelerde doğmuş olanların doğum yeri il adı, büyükşehir statüsünde olan illerde merkez ilçe bulunmaması halinde doğum olayının olduğu ilçe adı, merkez ilçe var ise il adı, yurt dışında doğanların ise doğdukları yer adı ile birlikte ülke adı yazılır ve aile kütüklerine bu şekilde tescil edilir. Doğum yeri köy adı olarak yazılmış olanların kayıtları olduğu gibi muhafaza edilir. Ancak ilgilinin talebi halinde doğum yeri ilçe adı yazılmak suretiyle tamamlanır.

                Altı yaşından küçük çocukların tescili: Altı yaşından küçük (72 ay) çocukların tescili için yapılan bildirimlerde, yaş tespiti yapılmadan doğum tutanağı düzenlenerek tescil edilir. Beyan edilen yaşta tereddüde düşülmesi halinde çocuğun resmî sağlık kuruluşunca yaşının tespit edilmesi sağlanır.

              Altı yaşından büyük, onsekiz yaşından küçük çocukların tescili

             (1) Altı yaşından büyük (72 ay + 1 gün) ve onsekiz yaşından küçük (216 ay) çocuklara ait bildirim yapılırken yaş tespiti için çocuğun bildirim yapılan nüfus idaresine getirilmesi zorunludur. Çocuğun sağ veya sol kolu nüfus müdürlüğü mührü ile mühürlenmek suretiyle yaş tespit formu düzenlenerek sağlık kuruluşunca yaşının tespit edilmesi sağlanır. Yaş tespit formunda belirlenen yaşa göre doğum tutanağı düzenlenerek açıklamalar bölümüne gerekli bilgiler yazılır. Doğuma ait resmî belge ibraz edilmesi halinde yaş tespitine gerek kalmaz.

              (2) Yaş tespit formuna tahmin edilen yaş birden fazla yılı kapsayacak şekilde yazılamaz. Ancak yaş tespit formunda belirlenen yaşın onbeş yaş ve üzeri olması halinde, sağ veya sol kolu mühürlenmekle birlikte doğum tutanağının sağ üst köşesine nüfus idaresince çocuğun en son halini gösterir fotoğrafı yapıştırılarak onaylanır. Yaş tespitinden sonra onbeş yaş ve üzeri çocuklar hakkında, gerektiğinde bildirilen ana ve babanın çocuğu olup olmadığı ve yabancı devletlerle vatandaşlık ilişkisinin bulunup bulunmadığı yolunda kolluk makamları tarafından gerekli soruşturma ve incelemeler yapılarak sonucuna göre tescil işlemi gerçekleştirilir.

              Bulunmuş çocukların tescili

             (1) Yaşının küçüklüğü nedeniyle kendisini ifade edemeyen bulunmuş çocuklar kolluk görevlilerinin veya ilgili kurumların bu durumu belirten tutanaklarına veya ilgililerin beyanlarına dayanılarak bulundukları yerin nüfus kütüklerine tescil edilir. Küçük çocuk bulanlar, köylerde muhtarlara, kasaba ve şehirlerde kolluk kuvvetlerine bildirmekle ödevlidir.

              (2) Bu haberi alan köy muhtarı veya kolluk kuvvetleri çocuğun ana ve babasını araştırır. Bulunamadığı takdirde; çocuğun cinsiyetini, üzerinde bulunan eşyayı ve ileride tanınmasına yardımcı olacak özelliklerini belirtir üç örnek tutanak düzenleyip bir örneği ile birlikte 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununa göre işlem yapılmak üzere çocuğu yetkili kuruma teslim ederler. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı kuruluşlarca belirlenen doğum tarihli iki örnek tutanak da o yerin nüfus idaresine verilir.

             (3) Bu tutanakları alan nüfus müdürlüğü evrak kayıt defterine kaydeder. Bulunmuş çocuğa Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı kuruluşlarca ad, soyadı, baba ve ana adı konulmamış ise çocuğa ad ve soyadı ile baba ve ana adı koyarak üç örnek doğum tutanağı düzenlenir. Bildirimi yapan alanına güvenlik makamlarınca verilen tutanağın tarih ve sayısı yazılarak memur tarafından imzalanır. Bulunmuş çocuklar, bulundukları yere ait aile kütüğünün son aile sıra numarasından sonra yeni bir aile sıra numarası altında kütüğe yazılırlar. Doğum düşünceler alanına bulunmuş çocuk olarak tescil edildiği açıklamasında bulunulur.

             (4) Bu çocuklara ait işlemler öncelikle yapılır. Çocuğun nüfus cüzdanı ve nüfus kayıt örneği bir yazı ekinde çocuğun teslim edildiği kurumun yetkililerine nüfus cüzdanı almaya yetkili olduğunu gösterir belgenin ibraz edilmesi üzerine verilir. Yetkili tarafından ibraz edilen belge, nüfus cüzdanının düzenlenmesine esas olan doğum tutanağı ile birlikte "Nüfus cüzdanı dosyası"na takılır.

              Soruşturulduktan sonra aile kütüklerine tescil edilecek doğum tutanakları

             (1) Doğum tutanağı aile kütüğüne geçirilmeden önce aynı aile sıra numarası altındaki nüfus kayıtları ile karşılaştırılıp incelenir. Bu inceleme sonucunda nüfus memuru:

             a) Doğum tutanağında yazılı çocuğun doğum tarihi ile daha önce kütüğe geçirilmiş ana ve baba bir kardeşlerinden birinin doğum tarihi arasında yüzseksen günden daha az bir zaman olduğunu tespit ederse tutanağı aile kütüğüne geçirmez ve mülkî idare amirinin emri ile bildirilen şekilde bir doğumun olup olmadığının soruşturulmasını ve gerekirse çocuğun görülerek sonucunun bildirilmesini ister. Soruşturma sonucu doğum olayını doğrularsa bu takdirde tutanağı aile kütüğüne işler. Ancak bu durumda kendinden önce doğan kardeşinin nüfus kaydının düzeltilmesi için dava açılmak üzere durumu Cumhuriyet savcılığına bildirir. Doğum olayı doğrulanmamışsa tutanağı aile kütüğüne işlemez ve ilgili Cumhuriyet savcılığına bildirerek beyanda bulunan hakkında cezai kovuşturma yapılmasını ister.

             b) Formda çocuğun babasının nüfusta kayıtlı olduğu yer gösterilmiş olduğu halde, aile kütüğünde çocuğun ana ve babasının evliliklerinin bulunmaması halinde Kanunun öngördüğü şekilde evliliğin olup, olmadığını araştırır.

             c) Ana ve babanın birbirleriyle evli olduğunun tespit edilmesi halinde evlenme bildirimine göre evliliği işler. Daha sonra çocuğu babası hanesine tescil eder. Evlilik yoksa çocuğun anası hanesine kaydı için gereğini yapar.

             ç) Ana veya babadan birinin başka birisi ile evli gözükmesi halinde; evli olarak görünen eşin önceki eşinden boşandığına ve yeni bir evlilik yaptığına ilişkin belgeleri araştırır. Boşanma ve yeni evlilik varsa, bu Yönetmeliğin ilgili bölümlerinde belirtildiği şekilde boşanma ve evliliğe ilişkin işlemleri yaptıktan sonra çocuğu aile kütüğüne tescil eder. Boşanma ve yeni evlilik yoksa soybağına ilişkin hükümler uyarınca işlem yaparak çocuğu ait olduğu aile kütüğüne tescil eder.

             (2) Nüfus müdürlüğünce çocuk ile ana veya baba arasında bariz bir şekilde yaş farkının olması veya ana ya da babanın çok yaşlı olması gibi durumlarda doğum bildiriminin doğruluğundan şüpheye düşülmesi veya bu yolda bir ihbar yapılması halinde:

             a) Doğum bildirimini aile kütüklerine tescil etmeyerek mülkî idare amirinin emri ile beyanın doğruluğu hakkında soruşturma yapılmasını ister. Mülkî idare amiri soruşturma yapılmasını uygun bulursa tescil işlemi soruşturmanın sonuna bırakılır.

             b) Soruşturma sonucunda beyanın doğruluğu ortaya çıkarsa çocuğun tescil işlemi tamamlanır.

             c) Beyanın gerçek dışı olduğu anlaşılırsa, ilgililer hakkında kovuşturma yapılmak üzere durum belgelerle birlikte Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilir.

             (3) Babanın ölüm tarihi üzerinden üçyüz günden fazla bir zaman geçmişse veya ananın ölüm tarihi üzerinden bir gün dahi geçmişse, tescil işlemi yapılmaz ve bildirimin doğruluğu araştırılır. Soruşturma sonucunda bildirimin doğru olmadığı anlaşılırsa ilgililer hakkında kovuşturma yapılmak üzere durum belgelerle birlikte mahalli Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilir.

             (4) Soybağının düzeltilmesine ilişkin özel kanunlar uyarınca yapılacak işleme ait hükümler saklıdır.

              Aile kütüğüne tescil edilmeden ölen çocukların tescili

             (1) Sağ olarak doğmuş, ancak nüfus kütüğüne tescil edilmeden ölen çocuklara ait ölüm tutanakları nüfus idarelerince kabul edilir. Ölüm tutanağındaki bilgilere dayanılarak doğum tutanağı tutulur ve her iki tutanak sırası ile aile kütüğüne geçirilir.

               (2) Ölü doğmuş olan çocuklara ait bildirim kabul edilmez.